OKUMA PARÇASI: ZEMZEM


"Zemzem suyu, içildiği niyete göre faydalı olur. Onu şifa bulmak için içmişsen, Allah sana şifa verir. Doymak için içmişsen Allah seni doyurur. Susuzluğunu gidermek için içmişsen, Allah susuzluğunu giderir. O, Cebrail (as)`ın kazıp çıkardığı ve Allah`ın İsmail Peygamberi suladığı bir sudur. (Darekutnî) Zemzem`i eûzü-besmele çekerek korunma niyeti ile içersen, Allah seni korur." (Hakim)Hz. Hacer ile oğlu İsmail, Mekke vadisinde birlikte yaşayıp gidiyorlardı. Hz. Hacer çocuğu acıktıkça süt emziriyor, susadıkça yanlarındaki su kırbasından su veriyordu. Kendisi de kocasının bıraktığı hurmalarla idâre ediyordu. Bir süre sonra kırbalarındaki su bitti. Susuzluktan kendisinin sütü de kesildi. Küçük İsmail açlıktan ve susuzluktan ağlayıp sızlamaya başladı. Kumlar üzerinde yuvarlanıp duruyordu. Hz. Hacer, çocuğunun bu acıklı hâlini görmeye dayanamıyarak, etrafta su aramaya çıktı. Güneş bütün sıcaklığıyla yeryüzünü kavuruyor, kumlar ve taşlar sıcaktan yanıyordu. Hacer, yürüye yürüye Safâ tepesinin bulunduğu yere geldi. Etrafta su verecek bir kimse bulabilir miyim acaba diye tepeye çıktı, etrafa göz gezdirdi. Fakat uçsuz bucaksız çölde kimsecikler görünmüyordu. Hüzünlü, fakat Allah`a güven duygusu içinde tepeden indi. Ayağı takılmasın diye uzun eteğini toplayarak sür`atle koşmaya başladı. Vadiyi geçip birşeyler bulurum ümidiyle Merve tepesine geldi. Tepeye çıkıp orada da biraz durdu. Etrafa göz gezdirdi. Fakat ortalıkta yine hiç kimse görünmüyordu. Hz. Hacer, etrafta su veya herhangi bir kimse bulurum ümidiyle 7 kere Safâ ile Merve tepelerinin arasında koşarak gitti geldi. Hac`daki sa`y ibâdeti, işte bu hâdiseyi hatırlatır bizlere. Hacılar, Safâ ile Merve arasında 7 kere gidip gelirler. Hz. Hacer bu gidiş gelişlerin sonucusunda, Merve tepesine çıkınca, bir ses işitti. Bir an için hayal gördüğünü, yanlış işittiğini sandı. Bütün varlığıyla dikkat kesildi. Aynı sesi ardarda birkaç kere işitti. Hayal olmadığını anladı. Ses gaybdan geliyordu. Allah`ın bir yardımı olabilirdi. Bu ümidle: ğer maksadımı biliyorsan ve yardım da edebilirsen yardım et..." diye seslendi. Birden sesin geldiği tarafta bir insan ortaya çıktı. Bu, insan sûretine girmiş bir melekti. Ayağıyla durduğu yeri kazıyor, kazılan yerden de gür bir şekilde su akıyordu. Hz. Hacer, suyu görünce sevincinden şaşkına döndü. Belki akan su az olur da yetmez diye düşündü. Su kaynağının etrafını toprakla çevirip bir havuz yapmaya çalıştı. Bir damlanın bile boşa akmasını istemiyordu. Bir yandan suyu avuç avuç alıp kırbasına dolduruyor, bir yandan da, "zem, zem" yani, "dur, dur, akma" diyordu. Sevgili Peygamberimiz demiştir ki:


"Allah, İsmail`in anasına rahmet etsin. O, Zemzem`i kendi hâline bıraksaydı da, etrafını çevirip avuçlamasaydı, Zemzem kıyâmete kadar akan bir ırmak olurdu."


* Hz. Hacer, akan sudan bol bol içti. Sonra oğlu İsmail`in yanına döndü. Onu emzirerek güzelce doyurdu. İnsan sûretine girmiş olan melek, Hz. Hacer`i teselli ediyor, üzünün ilk mâbedi Kâbe vardır. Uzun zamandır izi kaybolmuş olan bu mâbedi, bu çocukla babası birlikte yeniden inşâ edeceklerdir. Allah, bu çocuğun neslini ve âilesini hiçbir zaman kesmiyecek, kıyâmete kadar koruyup devam ettirecektir." diyordu. Bu sözleriyle, Hz. İsmail`in mübarek ve kudsî bir nesle sâhip olacağını haber veriyordu. Meleğin verdiği haber gerçekleşecekti. Çünkü Kâinatın Efendisi, sevgili Peygamberimiz, onun neslinden gelecekti. * * *


 

Bu içeriği faydalı buldunuz mu?
Kategori:
Okunma sayısı : 1.000+
Yorum yapmak için giriş yapın veya kayıt olun