Vaktin çıkmasına yakın namaz kılarken, ezan okunmaya başlarsa, kılınan namaz geçerli olur mu?

Tarih: 16.09.2010 - 00:00 | Güncelleme:

Cevap

Değerli kardeşimiz,

Namazın farzlarından biri de vaktin girmiş olmasıdır. Mesela, öğle namazı vakti girmeden öğle namazını kılamayız. Namazların kılınma vakitleri ise vaktin girmesiyle başlar, öbür vaktin girmesiyle biter. Bu iki vakit arası namazlarımızı kılabiliriz. Hatta size orijinal bir misal verelim. Konuyu daha iyi anlamanıza faydası olabilir:

Diyelim ki öğle namazınızı geciktirdiniz; ikindi yakın. Hemen namaza durdunuz. Siz namaza durduktan sonra ikindi vakti girdi. Ne yapacağız? Hemen devam edip namazımızı kılacağız, namazımız geçerli olur. Çünkü bir hadiste

“Namazın bir rekatına yetişen hepsine yetişmiş gibidir.” (Buhari, Mevakit, 29, Müslim, Mesacid, 161, 165)

buyurulur.

Bunun gibi akşam namazı da yatsı namazı vakti girinceye kadar devam eder ve yatsı vakti girmeden kılınan her akşam namazı da geçerlidir. Yatsı vakti girmeden akşam namazının bir rekatını kılsak bile kalan iki rekatı eda olarak tamamlarız.

Fakat bu açıklamalar namazları böyle kılalım anlamında değildir; herhangi bir nedenle namaz geç kalmışsa kazaya bırakmadan kılmak içindir. Yoksa namazları vaktin başında kılmak ve sonuna bırakmamak, her müslümanın dikkat etmesi gereken konulardandır.

Özellikle sabah namazı ile ikindi namazı biraz daha dikkatli kılınması lazımdır. Sabah Güneş doğarken ve akşam güneş batarken namaz kılmak, güneşe tapanlara benzeme endişesinden dolayı mekruhtur. Bu sebeple sabah namazı güneş doğmadan önce, ikindi namazını da güneş batmadan önce bitirmek gerekiyor. Ancak İkindi namazına başladıktan sonra Akşam namazı vakti girse bile o namaz tamamlanır ve kaza etmek gerekmez.

Bu kuralın istisnası ise sabah namazıdır, sabah namazı bitmeden önce Güneş doğarsa namaz bozulur ve kerahet vakti çıktıktan sonra kaza etmek gerekir.

Selam ve dua ile...
Sorularla İslamiyet

Bu içeriği faydalı buldunuz mu?

Yorumlar

nefs-i levvâme

Misal yatsı vakti çok yaklaştı. Tam akşam namazı için niyet ettik, tekbir getirdik. İlk rekatta fatihayı okurken yatsı ezanı okundu. Bu durumda da namaz geçerli midir? Yoksa ilk rekatı tamamlamak mı gerekiyor tam anlayamadım.

Yorum yapmak için Giriş Yapın ya da Üye olun.
Sorularla İslamiyet
Namaz kılan bir kimse namazın bir cüzüne vakit içinde yetişirse bu eda olup olmayacağı konusunda fakihlerin iki türlü görüşü vardır: Birinci görüş Hanefilerle Hanbelilerin ikinci görüş Malikilerle Şafiilerin görüşüdür:
 
1- Hanefî ve Hanbelilerle Ahmed'den nakledilen iki rivayetten en kuvvetli olanına göre: (1) Kendisine tahsis edilen vakit içinde bir namazın iftitah tekbirine yetişmekle bu namazın tamamı eda olur. Bu namazın tehiri ister hayızdan temizlenme yahut delilikten ayrılma gibi özürler sebebiyle olsun, ister özürsüz olarak olsun hüküm değişmez. Bu görüşün dayandığı delil Hz. Aişe'den rivayet edilen şu hadis-i şeriftir: "Hz. Peygamber (a.s.) şöyle buyurdu: "İkindi namazının bir secdesine güneş batmadan önce yetişen kimse ile güneş doğmadan önce sabah namazından bir secdeye yetişen kimse bu namazlara yetişmiş olur." (2) Buharî'nin ifadesi şöyledir: "...Namazı tamamlasın." Bu mesele seferînin mukim olan imamın namazına yetişmesi veya cemaatle namaza yetişmeye benzer. Namazın geri kalan kısmı vakit içinde eda edilene tâbidir, dolayısıyla edadır.
2- Malikî ve Şafiî'lerde esah olan görüşe göre:(3) Bir namazın bir rekâtı iki secdesi ile birlikte vakit içinde kılınmışsa bütün namaz eda edilmiş sayılır. Yok eğer bir rekât iki secdesi ile birlikte vakit içinde kılınmayıp belki bir rekâttan daha azı kılınmışsa bu namaz kaza olur. Bu görüşün dayandığı delil Buharî ile Müslim'de rivayet edilen şu hadis-i şeriftir: "Namazın bir rekâtına yetişen o namaza yetişmiştir"(4) yani eda olarak yetişen, demektir. Bu hadisin melhumu şudur: Namazdan bir rekâta yetişemeyen, namaza eda olarak yetişmemiş olur. İki durum arasında fark şudur: Bir rekât namaza ait işlerin çoğunu içine almaktadır. Bir rekâttan sonra yapılan işler genelde tekrar gibidir. Dolayısıyla bu rekâta tâbidir. Bu görüş zahirde daha kuvvetlidir. Çünkü secdeden kastedilen rekâttır. Bu görüşün dayandığı delil Müslim'in zikrettiği hadis ile Kütüb-i sitte sahipleri ve İmam Ahmed'in şu ifadelerle rivayet ettiği hadistir: "Sabah namazından bir rekâta yetişen sabah namazına yetişmiştir."
 
Dopnotlar:
1 - Bu hadisi Müslim, Ahmed, Nesei ve Ibni Mace rivayet etmişlerdir. Fakat Müslim, secdenin rekât olduğunu zikretmiştir.
2 - eş-Şerhü's-Sağir, I, 231; el-Kavânînü'l-Fikhiyye, 46; Muğni'l-Muhtâc, 1,136; el-Mühezzeb, I, 54; Nihâyetu'l-Muhtac, I, 280.
3-Neylü't-Evtâr, III, 151.
4 - Muğni'l-Muhtâc, 1,127; el-Muğnî, I, 386, 395; Büceyrimî el-Hatîb, I, 355 vd.; Nihayetu't-Muhtâc, I, 281 vd.
 
Prof. Dr. Vehbe Zuhayli, İslam Fıkhı Ansiklopedisi, I, 400
Yorum yapmak için Giriş Yapın ya da Üye olun.
Yorum yapmak için giriş yapın veya kayıt olun