Habib-i Neccar hakkında bilgi verir misiniz?

Tarih: 13.09.2011 - 09:30 | Güncelleme:

Cevap

Değerli kardeşimiz,

Habib en-Neccar; İslâmî kaynaklara göre Yâsîn sûresinde kıssası anlatılan kişi.

Kur'ân-ı Kerîm'de. "karye" halkını Hakk'a davet etmek için bir şehre (Kar­ye) gelen iki elçiye destek olmak üzere bir üçüncüsünün gönderildiği, halkın bun­lara karşı çıktığı, sadece şehrin uzak bir yerinden gelen bir kişinin iman edip onları desteklediği ve bu kişinin, açıkça ifa­de edilmemekle beraber, âyetin gelişin­den anlaşıldığına göre şehir halkı tara­fından öldürüldüğü, onun imanı sayesin­de cennete girdiği, kendisine kötülük eden şehir halkının ise bir sayha ile helak edildiği anlatılmaktadır(Yâsîn, 36/13-29).

Müfessirlere göre elçilerin adları Yuhannâ, Pavlus ve Şem'ûnü's-Safâ (Simun Petrus), gönderildikleri şehir ise Antakya'­dır. Bunların tebliğini kabul eden mü­min kişinin adı da Habîb b. Mûsâ, Habîb b. İsrail veya Habîb b. Merîdir.

Tefsir ki­taplarında Habîb'in neccâr (dülger), ipek­çi, kassâr (bez ağartan) veya ayakkabıcı ol­duğu, günlük kazancının yarısını ailesine ayırıp diğer yansını tasadduk ettiği, cüzzam hastalığına yakalandığı için şehirden uzak bir yerde oturup ibadetle meşgul olduğu, iman ettiğini açıklayıp halkı da iman etmeye çağırınca taşlanarak, linç edilerek veya hızarla kesilerek öldürül­düğü, kesilmiş başını eline alıp yürüdüğü rivayet edilir.

Kur'an'daki âyetlerin üslû­bu Hz. Peygamber (asm) zamanında bu kıssa­nın bilindiğini göstermektedir.

"Bir misal olarak şu şehir halkını onlara anlat." (Yâsîn, 36/13)

mealindeki âyetle kıssa hatır­latılarak şehir halkının akıbetinden ibret alınması öğütlenmektedir. Bu şehrin ne­resi olduğu, hadisenin ne zaman vuku bul­duğu ve iman ettiği bildirilen şahsın kimliği konusunda hadislerde de bir bilgi bu­lunmamaktadır.

Kur'ân-ı Kerîm'de Semûd kavmi Medyen ehli, Lût kavmi ve Ashâbü'l-Hicr gibi kavimle­rin Allah'ın elçilerini dinlemedikleri için bir sayha ile helak edildikleri belirtilmekte­dir. Yâsîn sûresinde söz konusu edilen şehrin bu kavimlerden birine ait olup ol­madığı bilinmemektedir. Müfessirlerin olayın meydana geldiğini söyledikleri An­takya'da milâttan sonra 35 yılında bir deprem olduğu bilinmekteyse de bunun Kur'an'da anlatılan hadise ile ilgisinin tesbit edilmesi mümkün değildir.

Antakya'da Habib Neccâr da­ğının eteklerinde, aslı bir Roma tapınağı iken Bizans döneminde kiliseye, İslâmî dönemde camiye çevrilen ve aynı adı ta­şıyan binanın altındaki üç mezardan biri­nin ona ait olduğu ileri sürülmektedir.

(bk. Diyanet İ.A., Habib en-Neccar Md.)

Selam ve dua ile...
Sorularla İslamiyet

Bu içeriği faydalı buldunuz mu?
Kategori:
Okunma sayısı : 50.000+
Yorum yapmak için giriş yapın veya kayıt olun