“Gündüzün ilk ve öğleden sonraki saatlerinde/zeval vaktinde yürüyün, gecenin sonundan da bir miktar faydalanın.” hadisine göre namaz vakitleri üç değil midir?

Tarih: 05.03.2012 - 13:24 | Güncelleme:

Soru Detayı
- Beş vakit namaz nereden çıktı?
Cevap

Değerli kardeşimiz,

Namazın üç vakit değil, beş vakit olduğu hem ayetlerin işaretlerinden hem de sahih hadislerin açık beyanlarından anlaşılmakta ve on beş asırdır bütün ümmet bunu böyle kabul etmiş ve uygulamıştır.

Evet, imandan sonra İslam dininin en temel meselesi olan namaz, günde beş defa kılınması emredilen bir farîzadır. Yüce Allah,

"Şüphesiz namaz müminler üzerine -vakitleri belli bir vecibe olarak- farz kılınmıştır." (Nisa, 4/103)

mealindeki ayette, namazı belli vakitlerde kılınması gereken bir vecibe olarak ortaya koymuştur.

Namazın beş vakit olduğu konusunda ümmetin icmaı/itifakı vardır. İman esasları dışında İslam’ın belki de hiçbir meselesi, -on dört/on beş asır boyunca- pratik hayatta varlığını sürdürerek kendini ispat eden beş vakit namaz kadar açık değildir.

Beş Vakit Namaz

Namazın beş vakit olduğunu gösteren bazı ayet ve hadisler:

- Hadislerde namazın beş vakit olduğu açıkça ifade edildiği gibi, Kur'an'da da bu vakitlere yer verilmiştir:

İslam alimlerine göre,

"Gündüzün güneş dönüp gecenin karanlığı bastırıncaya kadar (belli vakitlerde) namaz kıl; bir de sabah namazını (kıl). Çünkü sabah namazı şahitlidir." (İsra, 17/78)

mealindeki ayette beş vakit namaza işaret edilmektedir. Kurtubî'ye göre, bu konuda müfessirlerin icmaı/ittifakı vardır. (Kurtubî, ilgili ayetin tefsiri)  Şöyle ki:

Ayette zikredilen "Güneşin dönmesi" tabiriyle zeval vaktinden sonra kılınan öğle ve ikindi namazına; "gecenin karanlığı bastırınca" ifadesiyle, güneşin batmasından sonra kılınan akşam ve yatsı namazlarına işaret edilmiştir. Sabah namazı ise, ayrıca zikredilmiştir. (Kurtubî, a.g.y)

Buradaki ayet, namazla ilgili ilk inen ayettir. Bu ayette önce öğle namazına yer verilmiştir. Çünkü Hz. Peygamber (asm) tarafından ilk kılınan farz namaz, öğle namazıdır. (Kurtubî, a.g.y)

- Yine başta Abdullah ibn Abbas olarak pek çok İslam alimine göre

"Haydi siz akşama ulaştığınızda (akşam ve yatsı vaktinde), sabaha kavuştuğunuzda, gündüzün sonunda (ikindi vaktine) ve öğle vaktine eriştiğinizde (namaz kılın), ki göklerde ve yerde hamd O'na mahsustur." (Rum, 30/17-18)

mealindeki ayetler de beş vakit namazı bildirmektedir. (Kurtubî, ilgili ayetlerin tefsiri)

- Hz. Ebu Hüreyre(r.a.) anlatıyor: Hz. Peygamber (asm) şöyle buyurdu:

“Birinizin evinin kapısında (bir rivayette: avlusunda akan) bir nehir bulunsa da bunun içinde günde beş kere yıkansa, bedeninde hiç kir kalır mı?”  Oradakiler:

‘Hiçbir şey kalmaz.’ dediler. –Bunun üzerine-  Hz. Peygamber (asm) buyurdu ki:

“İşte namaz da böyledir, (yani; namaz da günde beşi defa kılındığı zaman) suyun pası giderdiği gibi, o da günahları giderir.” (Tirmizî, Emsal, 5)

- Talha b. Ubeydullah anlatıyor: Saçı-başı dağınık bedevî bir adam Hz. Peygamber (asm)’in yanına gelip

“Ey Allah’ın Resulü! Allah’ın bana farz kıldığı namazdan haber verin.” dedi. Hz. Peygamber (asm),

“(günlük farz namaz) beş vakittir. Sünnet olarak kılınacak namazlar bunun dışındadır.” buyurdu. (Hadisi Buharî ve Müslim rivayet etmiştir. bk. Şevkani, Neylu’l-Evtar, I/277)

- Hz. Peygamber (asm), buyuruyor:

“Ben, her gün beş vakit namazı kılmakla emr olundum.” (Buharî, Menakıbu’l-Ensar, 42)

- Abdullah. b. Abbas anlatıyor: Muaz (b. Cebel)’i Yemene (vali olarak) gönderen Hz. Peygamber (asm), ona şu talimatı verdi:

“Onları Allah’tan başka ilah olmadığına ve benim Allah’ın Resulü olduğuma şahadet etmeye davet et. Eğer bu davetine icabet ederlerse, onlara (bu defa), Allah’ın, her bir gün ve gecede beş vakit namaz kılmayı kendilerine farz kıldığını bildir. Eğer bunu da kabul ederlerse (bu kez), Allah’ın –zenginlerinden alınıp fakirlerine verilmek üzere- mallarından sadaka/zekât vermelerini farz kıldığını kendilerine bildir.” buyurdu. (Buharî, zekât, 1)

- "Gündüzün ilk ve öğleden sonraki saatlerinde/zeval vaktinde yürüyün, gecenin sonundan da bir miktar faydalanınş.” (Buharî, İman, 29) manasına gelen hadisin ifadesinden şunu anlayabiliriz:

Değişik nafile ibadetleri veya güzel işleri yaparken, özellikle insanın dinç olduğu, kendisini iyi hissettiği zamanları tercih etmesinde yarar vardır. Gündüzün ilk saatleri, son saatleri (zevalden sonraki saatlerde) ve gecenin son saatlerinde -genellikle- bu dinçlik ve dinamiklik söz konusudur. (bk. İbn Hacer, İbn Receb, ilgili hadisin şerhi)

Gerek bedenle arzu edilen bir yere yürümek, gerek kalple Allah’a seyretmek(seyr ilellah) gecelerin son saatlerinde daha elverişlidir. (İbn Hace, a.y)

Öyle anlaşılıyor ki, Peygamber Efendimiz (asm)'in bu hadiste hitap ettiği kimse, aynı zamanda yolcuklukla ilişkisi olan bir kimsedir. Bunun için, “yürümek” ifadesine de yer verilmiştir. (bk. İbn Hacer, a.y)

İlave bilgi için tıklayınız:

Kur'an'da beş vakit namaz var mı ve namazın beş vakitte kılınmasının hikmeti nedir?

Selam ve dua ile...
Sorularla İslamiyet

Bu içeriği faydalı buldunuz mu?
Kategori:
Okunma sayısı : 5.000+
Yorum yapmak için giriş yapın veya kayıt olun