Nisa suresi 6. ayet büluğ çağından önce evliliği yasaklıyorsa, Talak suresi 4. ayet buna nasıl izin veriyor?

Tarih: 14.06.2013 - 00:41 | Güncelleme:

Soru Detayı

- Nisa suresi 6. ayette yetimlerin büluğ çağında evlendirilmelerini emrediyor. Bu ayete göre büluğ çağından önce evlenmek haramdır.
- Fakat talak suresi 4. ayete göre büluğ çağından önce de evlenilebilir. Hatta bunlarla cinsel ilişki kurulabilir ve bunlar iddet beklerler.
- Ahzab suresi 49. ayete göre cinsel ilişki kurulmadan yapılan evlilik için iddet yoktur. Fakat talak suresi 4. ayette büluğ çağından önce olan bu kızlarla cinsel ilişki kurulmuş olması gerekir ve üç ay iddet beklerler.
- Şimdi Kur'an-ı Kerim mademki büluğ çağından önce evliliği yasaklıyor, nasıl oluyor da Talak suresi 4. ayette buna izin veriyor. Bu bir çelişki değil mi bunu açıklayabilir misiniz?

Cevap

Değerli kardeşimiz,

- Evvela,

Yetimleri, evlenme / erginlik çağına varıncaya kadar gözetip deneyin. Akılca olgunlaştıklarını görürseniz mallarını kendilerine teslim edin. Büyüyünce ellerine alacakları düşüncesiyle o malları israfla tüketmeyin. İhtiyacı olmayan veli, yetim malına tenezzül etmesin. Muhtaç olan ise meşru surette, ihtiyaç ve emeğine uygun olarak yararlansın. Onlara mallarını teslim ettiğinizde bunu şahitlerle tesbit ettirin. Allah hesab sorandır ve onun hesap sorması kâfidir.” (Nisa, 4/6)

mealindeki ayet, genel olarak kızların evlenmeleri ile ilgili değildir.  

Bu surenin 2. ayetinde yetimlerin malları kendilerine verilmesi emredilmiş, burada ise, o malların ne zaman verileceğine dair açıklama getirilmiştir. Nitekim burada mallarının kendilerine verilmesi için iki şart söz konusu edilmiştir: Erginlik ve rüşd.

Ayette yer alan “BELEĞU’N-NİKÂH” ifadesinin “erginlik çağına ulaşma” anlamına geldiğine fakihler arasında ittifak vardır. Erginlik alameti beş tanedir. Bunlardan üçü erkekler ile kadınlar arasından ortaktır. Bunlar: İhtilam, belli yaşa ulaşmak (15, 18 vs.) ve etekte kılların çıkması. Bunlardan ikisi kadınlara özeldir: Aybaşı ve gebelik. (Razi, ilgili ayetin tefsiri)

Rüşd ise, Hanefi ve Şafii âlimleri arasında farklılık arz etmekle beraber, genel olarak akıllı olmanın yanında alışveriş işlerini yapabilecek maharete sahip olmak manasına gelir. (bk. Razi, a.y.)

- Bu farklı anlayışın bir sonucu olarak, Şafii âlimleri, bir kimse kendi yarar ve zararını fark edecek durumda olmadığı takdirde, 25 yaşında dahi olsa malı kendisine teslim edilmeyecektir, derler. İmam Muhammed ve Ebu Yusuf da bu görüştedir.

Hanefi mezhebinin ünlü fıkıh alimi Ebu Bekir er-Razi’ye göre, kişinin rüşdü, onun akıllı olması anlamına gelir. Şayet bir kimse büluğa erdikten sonra, kâr-zararını fark etmezse bile 25 yaşından sonra malı kendisine teslim edilir.(bk. Razi, a.y.)

Özetle diyebiliriz ki, bu ayette erginlik çağına gelmeden kadınların evlenmelerinin caiz olmadığına dair bir ifade içermemektedir. Burada sadece yetimler hukukuna dair ifadeler söz konusudur. Çünkü “yetim” kavramı, kişinin erginlik çağından önceki konumunu ifade etmektedir.

“Kadınlarınızdan âdetten kesilenlerin iddetinde tereddüt ederseniz, onların iddet süreleri üç aydır. Henüz âdet görmeyenlerin de süreleri böyledir. Hamile olan kadınların iddetleri, çocuklarını doğurdukları vakit biter. Kim Allah’ı sayıp ona karşı gelmekten korunursa, Allah onun işinde bir kolaylık verir.” (Talak, 65/4)

mealindeki ayette ise, bir kızın çocuk yaşta evlendirilebileceğine, özellikle kendisiyle cinsel ilişkiye girilebileceğine dair bir ifade söz konusu değildir.

Bu sebeple, Talak suresinin ilgili 4. ayetinin yorumuna dayanarak beş yaşı civarında olan bir kız çocuğunu evlendirmeye zorlamak ne İslamidir ne de insanidir. Formel hukuk açısından bir bebeğin de ebeveyn gibi mücbir veliler tarafından nikâhının kıyılması caiz olabilir. Ancak bir bebeğin cinsel ilişkiye gireceğini düşünmek, akıllı insanların işi değildir.

Bu ayette meal olarak yer alan “Henüz âdet görmeyenlerin de (iddet) süreleri böyledir.” ifadesinden örneğin, beş yaşı anlamak mümkün değildir. Çünkü burada konu, evlenmiş olup da henüz aybaşı görmemiş kadınlar söz konusudur.

Bugün, bilimsel çalışmalar yapan uzmanların verdiği bilgiyi göre, kızlarda ortalama ergenlik yaşı 10.5. âdet kanamasının başlangıcı ise yine ortalama 12.5 yaştır. Yine yapılan bilimsel araştırmalara göre, kız çocuklarında ilk âdet kanamasının en geç 14 yaşında başlaması gerekir. Bir de buna nadir veya ender olan istisnai halleri de dikkate alınabilir. O halde, ayette yer alan “Henüz âdet görmeyenlerin de (iddet) süreleri böyledir.” mealindeki ifadeden 12-15 veya daha fazla bir yaşı anlamak neden makul olmasın?!.

Çünkü ortalama hayız yaşı 12,5 ise, bunun -istisnalarda- en fazla yaşının 15-20’yi de geçecek bir yaş olarak değerlendirmekte dini, akli ve ilmi kriterler açısından hiçbir sakınca yoktur. Zira hükümler herkesi kapsayacak şekilde olur.

O hâlde, hiç hayız görmemiş bir kızın yaşının ortalama 12-13 olarak kabul edebileceğimiz gibi, bunu -ender de olsa- hormonal olarak sağlıklı olmadığından âdet görmeye başlamamış 20 yaşın üstündeki kızları da içine alan bir ifade olduğunu da kabul edebiliriz. Nitekim uzmanların bildirdiğine göre, kuzey ülkelerde ilk âdet yaşı 16-17’lere kadar çıkabiliyor.

- Bizim kanaatimize göre, bu ayeti böyle anlamakta hiçbir sakınca yoktur. Üstelik insani değerler bakımından realitelere de daha uygundur. Ve konumuz olan bu iki ayet arasında herhangi bir çelişki de söz konusu değildir.

Çünkü Nisa suresi 6. ayette, (aslında bütün yetimler için söz konusu olmakla beraber, o günkü problemin kaynağı olanlar yetim kızlar olduğu için, onlara vurgu yapılarak) yetim kızlara mallarının teslim edilebilmesi için onların âkil-bâliğ-reşid olmalarının gereğine işaret edilmiştir.

Talak suresi 4. ayette ise, (ister küçük ister büyük olsun, herhangi bir sebepten ötürü, bir şekilde) henüz aybaşı halini yaşamamış kızların durumuna açıklık getirilmiştir.

Selam ve dua ile...
Sorularla İslamiyet

Bu içeriği faydalı buldunuz mu?

Yorumlar

bahri karatepe

Talak suresi 4 ayette bahsi geçen adet görmemiş kadınlar dan maksat adeti gecikmiş olan kadınlar demektedir. Beslenme bozukluğu, psikolojik nedenler veya herhangi bir hastalık sebebi ile adeti geciken kadından bahseder. Yoksa henüz adet görmemiş olan çocuktan değil.

Yorum yapmak için Giriş Yapın ya da Üye olun.
Yorum yapmak için giriş yapın veya kayıt olun