Makaleler
- Cenab-ı Hak hiçbir şeye muhtaç olmadığı halde insanlara ibadeti emretmesi ve bu görevi yerine getirmeyenleri şiddetle tehdit etmesi nedendir?
- Yer ve gökyüzü sayfalarına dikkatle bakan kimse açıkça anlar sonsuz bir kudret ve zenginlik sahibi birisi var. Kendisinin en küçük kalbî ihtiyacını görmekle beraber, güneş sistemindeki yıldızları da o ayakta tutuyor. Trilyonlarca canlının hemen her gün rızkını o, temin ediyor. Bitkilerin yağmur ihtiyacını o karşılıyor; denizin, derinliğindeki balıkları o besliyor.

- Secde yalnız Allah’a yapılacağına göre, Meleklerin Hz. Adem’e secdesini nasıl değerlendirmeliyiz? Yaratılış yönünden şeytanla melekler arasında nasıl bir münasebet vardır?
- Meleklerin Hz. Adem’e secde etmeleri gaybi bir mesele olduğu halde hadisenin seyri ve şekli hakkında tefsirlerimizde bazı izahlar bulunmaktadır. Ebu’s-Suud’un izahlarına göre, İblis meleklerle birlikte yaşıyordu, onlar gibi ibadet ediyordu. Secde emri gelince İblis meleklerden ayrıldı.İkinci bir görüşe göre, meleklerin bir cinsi vardır ki, doğup büyürler, bunlara cin denir. İblis de işte bunlardandı. Başka bir görüşe göre, secde emri bütün cinlereydi. Fakat Cenab-ı Hak melekleri zikretmekle cinlere de hitap etmiş olmaktadır. Böylece sadece melekler değil, bütün ruhani varlıklar secde ile emredilmiştir.

- Bela ve musibetleri nasıl değerlendirmemiz gerekir?
- Allah Resûlünün (asm.) en mükemmel mânâda gerçekleştirdiği kulluk vazifelerinden biri de sabırdır. O (asm.) sabır imtihanını da hicretlerle, harplerle, nice musibet ve sıkıntılarla en ilere mânâda kazanmıştır.
“İbadet iki kısımdır: Bir kısmı müsbet, diğeri menfî. Müsbet kısmı malûmdur. Menfî kısmı ise, hastalıklar ve musibetlerle musibetzede za’fını ve aczini hissedip Rabb-ı Rahîmine ilticakârane teveccüh edip, onu düşünüp, ona yalvarıp hâlis bir ubudiyet yapar.

- Melekler, Adem’e(as.) nasıl secde etmişlerdir. Secde etmeleri ne türden bir secdedir?
- Bu secdenin, bizim anladığımız manada, alınlarını yere koyma şeklinde bir secde olmadığı açıktır. Secde, İlâhî emirlere itaat etmenin en ileri seviyede bir göstergesidir; tevazuun da son sınırıdır. Şu koca kâinat şu âciz Âdemoğlunun hizmetine verilmiş ve insan, büyük bir ilâhî ihsan olarak arza halife kılınmıştır. Âdem’e secde hâdisesinin hakikati, bu ilâhî takdirin melekler alemine ilân edilmesidir.

- Niyet nedir, nasıl olmalıdır?
- Niyet denilince, aklımıza öncelikle namaz yahut oruç gelir. Bu ibadetleri yaparken Allah rızasına ermeyi talep ederiz. Ve bunu işin başında hemen dile getiririz. Rızanın zıddı riyadır. Rıza Hak içindir, riya ise halk içindir.

- Bazı kimseler, “ibadetin kalpleri temizlemek için yapıldığını” söylüyor ve “benim kalbim temiz olduğuna göre ibadet yapmam gerekmez” diyorlar? Böyle bir gerekçe ile kişi ibadet sorumluluğundan kurtulabilir mi?
- Bu kimseler, kalp temizliğini sadece insanlar hakkında bir kötülük düşünmemek yahut yardımsever olmak gibi çok basit bir manada anlıyor ve insanlara iyi davranmakla, Allah’a ibadet mükellefiyetinden kurtulduklarını sanıyorlar. Bu, şeytanın bir desisesi, nefsin bir oyunudur.

- İbadetlerimizi niçin Arapça yapıyoruz? Türkçe olarak yapsak olmaz mı?
- Her şeyden önce dua ile namaz arasında açık bir ayırım yapmak gerekir. Namaz dışındaki duada bir mümin ihtiyaçlarını ve dileklerini Rabbine istediği dilde bildirir. Bu şahsi bir meseledir ve kulun, Halıkı’na kendi ihtiyaçlarını ve arzularını doğrudan doğruya, vasıtasız olarak arz etmesiyle ilgilidir. Duada her insan kendi lisanıyla Rabbine iltica edebilir. Namaz ise bundan çok farklıdır.

- Niçin ibadet ediyoruz?
- İlâhî Ferman olan Kur’anda şöyle buyrulur: “Ey insanlar, sizi ve sizden öncekileri yaratan Rabbinize ibadet ediniz ki, takva mertebesine nâil olasınız.” İnsan, ibadeti niçin yapar ve bu ibadet ona ne kazandırır? Bu iki Sorunun cevabı bu âyette şöyle veriliyor: “Sizi ve sizden öncekileri yaratan Rabbinize ibadet ediniz.”

- Allah’ın bizim ibadetimize ne ihtiyacı var?
- İbadetle ortaya çıkan bir netice var: “İnsanın takva mertebesine erişmesi.” İnsan o ibadetle “takva mertebesine”, yani Allah’tan korkma, yasaklarından sakınma, haram kıldıklarından kaçınma makamına eriyor. Demek oluyor ki, ibadetin faydası insana ait.

- İbadet nedir, insanlar niçin ibadetle sorumlu tutulmuşlardır?
- İbadet; kulun, Allah-ü Teâlâ’ya karşı tekbir, hamd, şükür gibi vazifelerini Onun emrettiği tarzda yerine getirmesidir. İnsan; Cenâb-ı Hakk’ın sonsuz ihsan, ikram ve nimetleriyle beslendiğini düşünerek Ona karşı hamd ve şükür görevini yerine getirmekle sorumludur.

- Bir ayette namazın zikir olduğu haber verilmektedir. Namaz nasıl zikir olur?
- Zikir, hatırlama, anma demektir. Kur’an-ı Kerim ibadetlerin en kapsamlısı olan namaza zikir demektedir. Namaz kılan bir mü’min Allah’ı anmakta, zikretmektedir. Bu zikir abdestle başlar. Onun huzuruna çıkacağının şuuru içinde, Onun sevgili Habibinin (asm.) öğrettiği biçimde hazırlık yapan insan, Allah’ı yâd etmekte Onu zikretmektedir.

- Neden ve Niçin Namaz?
- Namazınız, zekatınız, orucunuz, haccınız, hayır hasenatınız, ahirette sizin için herşey olacak. El olacak, ayak olacak, dil olacak, dudak olacak, villa olacak, havuz olacak, senet olacak, berat olacak, uçak olacak, sonu olmayan zenginlik ve saadet olacak kısaca Cennet olacak.

- Bazılarına namaz kılmaları tavsiye edildiğinde “Sen namazı boş ver,
benim kalbime bak!” gibi bir savunmayla karşılaşıyoruz. Bu söylenilen ne derece doğrudur?
- Mevlana’nın “namazda iken namazda olmak gerekir” diye bir sözü vardır. Bunu nasıl anlamalıyız ve bunu gerçekleştirmek için ne yapmalıyız?
- Namaz kılarken, kişinin namazda olduğunu unutmaması, namazın gereklerini yerine getirmesi, fikren, aklen, okuduklarını, yaptıklarını takip etmesi, Allah’ın huzurunda olduğunun idrakinde olması, namaz miracına yakışır bir şekilde, dünyadan sıyrılması, kendini yalnız namazla meşgul etmesi, başka meşgaleleri geride bırakması demektir.

- Maun Suresinde geçen: “yazıklar olsun şöyle namaz kılanlara ki, kıldıkları namazdan gafildirler (sehiv yaparlar)” ifadesine göre, namazları gafletle kılmaktansa hiç kılmamamız daha iyi olmaz mı?
- Namazda Huşu’ ne demektir? Huşu ile namaz kılmak ve gafletten kurtulmak için ne yapmak gerekir?
"İman edenlerin kalpleri, Allah'ı ve O'ndan gelen hakikatleri hatırlayarak huşu ile dolma zamanı gelmedi mi?" (Hadid, 57/16) mealindeki ayette huşu kavramı doğrudan kalbin bir fonksiyonu olarak ortaya konmuştur. 
- Huzur ne demektir ve namazda huzur nasıl olur?
- Huzur kavramı, asıl Arapça’daki manası olan “huzura varmak, huzura çıkmak” anlamıyla kullanılabileceği gibi, ikinci derecede bu kavramın Türkçe’de karşılığı olan “huzur bulmak, huzurlu olmak” anlamıyla da kullanılabilir. Çünkü gönlün huzur bulması, gerçek anlamda huzura çıkmakla olur. Namaz müminin miracı olduğuna göre, insan ruhu bu miraç vasıtasıyla Hazret-i Allah’ın huzuruna çıkmakla huzur bulur, huzura erer.

-
Cismaniyeti bırakmak, ruhun ve kalbin hayat derecesine çıkmak nasıl olur? Cismaniyeti bırakmak, ruhun ve kalbin hayat derecesine çıkmak nasıl olur? 
-
Cuma namazına erken gitmenin fazileti hakkında. Cuma namazına erken gitmenin fazileti hakkında bilgi verir misiniz? 
- Şafii Mezhebi'ne göre teyemmümün farzı kaçtır ve nelerdir?
Şafii mezhebine göre teyemmümün farzı kaçtır ve bunlar nelerdir? 
|
|