Namaz kılmayan dinden mi çıkar?

Tarih: 08.09.2022 - 12:50 | Güncelleme:

Soru Detayı

- Bir hadiste, insan ile küfür arasında namazı terk etmek vardır, deniyor.
- Bazı âlimler de namaz kılmayan küfre girer diyor.
- Bu durumda namaz kılmayan bir Müslüman dinden çıkıp kâfir mi olur?

Cevap

Değerli kardeşimiz,

Hayır, bir Müslüman namazı terk etmekle dinden çıkmaz, günahkâr olur.

Bilindiği üzere küfür kelimesi hem inkâr etmek anlamına hem de nankörlük etmek anlamına gelir.

Buna göre, hadislerde geçen “kul ile küfür arasında namazı terk etmek vardır”(1) ifadesi iki şekilde anlaşılabilir:

1. Namazın farz olduğunu inkâr ederek namazı kılmayan kimse dinden çıkacağı için kâfir olur. Çünkü farz bir ibadeti inkâr etmek kişiyi dinden çıkarır. Bu durumda namazı kılmadığı için değil, bu ibadeti inkâr ettiği için kafir olur.

2. Namazın farz olduğunu inkâr etmediği halde, namazı kılmayan kimse nankörlük etmiş olur, dinden çıkmaz. Bu durumda "küfür" kelimesi nankörlük etmek anlamına gelir. Zira bütün ehlisünnet âlimlerine göre büyük günah işlemek Müslümanı kâfir yapmaz, günahkâr yapar.

Şu halde âlimlerimizin, "namazı kılmayan kâfir olur" anlamındaki ifadesini bu iki kurala göre anlamak ve değerlendirmek daha uygun olur.

Yoksa namazı inkâr etmediği halde namaz kılmayan birçok Müslümana kâfir demek gibi büyük bir hataya düşülmüş olur.

Nitekim Hz. Peygamber (asm) Efendimiz şöyle buyurur:

“Allah beş vakit namazı kullarına farz kıldı. Kim bu beş vakit namazı küçümsemeden hakkını vererek, eksiksiz olarak kılarsa, Allah Teâlâ’nın bu kimse için cennet sözü vardır. Kim de bu namazları kılmaz ise, onun için Allah katında herhangi bir söz yoktur. Dilerse azap eder, dilerse cennete koyar.”(2)

Hadisin zahirinden de anlaşılacağı üzere, namazı kılmayanlar için Allah katında herhangi bir sözün olmadığı, böyle bir kimseyi Allah’ın dilerse azap edeceği dilerse de cennetine koyacağı belirtilmektedir.

Başka bir hadis-i şerif de şöyledir:

"Kulların kıyamet günü ilk hesaba çekilecekleri amel namazdır. Rabbimiz meleklere şöyle buyuracaktır: 'Kulumun namazlarına bakın, onları tam mı yoksa eksik mi kılmış?' Eğer namazları tam ise, tam olarak yazılır. Şayet eksik ise Allah Teâlâ şöyle buyuracak: 'Bakın kulumun nafile namazları var mı?' Eğer nafile namazı varsa Allah: 'Kulumun farz namazlarını, nafile namazlarıyla tamamlayın.' diyecek, sonra diğer farz ibadetleri de aynı işleme tabi tutulacaktır."(3)

Görüldüğü üzere kulun kıyamette hesaba ilk çekileceği amelin namazı olacağı, eğer farz namazları eksik ise bu eksikliklerinin nafilelerle giderileceği bildirilmektedir. Şayet kul namazı terk ettiği için kâfir olmuş olsaydı, farzlarındaki eksiklerinin tamamlanması yoluna gidilmeden, doğrudan cehenneme atılması gerekecekti. Oysa hadis bunun aksini haber vermektedir.

Sonuç olarak, hadiste geçen küfür ifadelerinin alimlerimizin yorumladığı gibi ya namazın farziyetini inkâr ederek terk edenler için geçerli olabileceği, ya da bu küfrün kişiyi dinden çıkarmayan ameli, mecazi ve nimet küfrü (nankörlük) olarak anlaşılması gerektiği kanaatindeyiz. Çünkü Kur'an ve sünnet şirk dışında kalan tüm günahlar için Allah’ın affedici yönünü ön plana çıkarmakta, günahkar kimseleri dinin dışına itmek yerine onları Allah’ın rahmetinden ümitlerini kesmemeye ve tövbe etmeye davet etmektedir.(4)

Kaynaklar:

1) Müslim, İman 134.
2) Malik, Muvatta, Salâtu’l-Leyl, 14; Ahmed b. Hanbel, Müsned, c. 37, s. 393; Ebû Dâvûd, Vitr, 2; Nesâî, Salât, 6; İbn Abdilberr hadîsin sahih ve sabit olduğunu belirtmiştir. Bkz. Ebû Ömer Cemâlüddîn Yûsuf b. Abdillâh b. Muhammed b. Abdilberr en-Nemerî, et-Temhîd limâ fi’l-Muvatta’ mine’l-Me‘ânî ve’l-Esânîd, I-XXVI, thk. Mustafa b. Ahmed el-‘Ulvî, Muhammed Abdu’lkebîr el-Bekrî, b.y.y., y.y., t.y., c. 23, s. 288; Ubade b. Samit kanalıyla mana olarak aynı fakat lafız farklılıkları bulunan şöyle bir rivayet daha gelmiştir. “Allah, beş vakit namazı farz kılmıştır. Kim abdesti güzelce alır, beş vakit namazı vaktinde kılar, rükûunu ve huşûunu tam yaparsa bu kimseye Allah’ın onu bağışlayacağına dair sözü vardır. Böyle yapmayan kimseye ise Allah’ın bir sözü yoktur. Dilerse onu bağışlar, dilerse ona azap eder.” bk. Ebû Dâvûd, Salât, 9, c. 1, s. 115.
3) İbn Mâce, İkâme, 202; Ebû Dâvûd, Salât, 151;  Tirmizî, Ebvabu’s-Salât, 305,; Nesâî, Salât, 9; Bu hadis bir yüksek lisans tezinin konusu olmuş ve yapılan bu tez çalışması neticesinde hadîsin isnâdının sahîh olduğu sonucuna varılmıştır. Bkz. Hüsamettin Kaya, “Kulun Kıyamet Günü Hesaba Çekileceği ilk Ameli Namazdır” Hadisinin İsnad ve Metin Açısından Tahlili, (Basılmamış Yüksek Lisans Tezi, Dicle Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü), Diyarbakır, 2017, s. 91.
4) Detaylı bilgi için bk. Yunus Hatipoğlu, Namazı Terk Etmenin Hükmü ile İlgili Hadislerin Değerlendirilmesi, Diyarbakır: Dicle Üniversitesi, Sosyal Bilimler Enstitüsü, Yüksek Lisans Tezi, 2018.

Selam ve dua ile...
Sorularla İslamiyet

Bu içeriği faydalı buldunuz mu?
Yazar:
Sorularla İslamiyet
Kategori:
Okunma sayısı : 10.000+
Yorum yapmak için giriş yapın veya kayıt olun